Mutlu Bir Yaşam Anlamlı Bir Yaşamdan Farklı mı?

53
Mutlu Bir Yaşam Anlamlı Bir Yaşamdan Farklı mı?
ads
Mutlu Bir Yaşam Anlamlı Bir Yaşamdan Farklı mı?
Anlamlı bir yaşam ve mutluluk arasındaki ilişki hakkındaki bilimsel bir tartışma, iyi ve rahat bir hayatın nasıl yaşanacağına dair temel soruları gündeme getiriyor.
  1. Mutluluk dolu bir yaşam mı?
  2. Yoksa amacı ve anlamı olan bir yaşam mı?

Tabikî, mutlu hissetmek, hayatımızın amacı, şimdi ye baktığımızda bazen bu kadar kolay olmuyor değil mi? Peki bizler, anlamlı hissetmek bu kadar kolayken, etrafımızdaki güzellikleri görmek yerine nelere odaklanıyoruz. Çoğu zaman?

Bize dayatılan mutluluk Haydi, gelin; Şimdi hayatımızı düşünelim, bize yaşamımızın tüm alanlarında, sosyal medya, TV, gazete, sokaktaki billboardlar, belki çevremiz tarafından bilerek ya da bilmeden bize verilmek istenen mutluluk tanımına ve koşullarına bir bakarmısınız.

Ne kadar çok şeye sahipken, ne kadar başarılıysak, kendinimizi diğerlerinden ne kadar iyi konumlandırabiliyorsak, yani ne kadar çok rekabet avantajın varsa o kadar mutlu olabilirsin” diye bize fısıldıyor.

Çoğumuz. Güzel görünmek için çaba harcayarak çektiğimiz öz çekimler’ler, iş arkadaşından ya da rakibinden daha iyi olmak için yaptıklarımız.

Bu telefon/ev/araba/adam/kadın bizim olmalı… “Sen deli misin? Bu kadar iyi maaşlı iş varken, bırakıp ‘kendi istediğim işi yapacağım’ demek akıl karı mı?” gibi cümleler.

Mutluluk ZAVAZİNGO markalı arabaya sahip olmaktırreklam içerikleri

Sen en başarılı, en iyisin” dolduruşları. Bu ve bunun gibi mutluluğa yol açacağı düşünülen düşünceler aslında toplumda mutlu olmak adına öz değerlerinden vazgeçen insan sayısının artmasına yol açıyor.

Bize gerçek mutluluğun tanımı olarak bu düşünceler kafamıza yerleştiriliyor. Daha çok kazanç̧, daha çok zevk, daha çok haz, daha çok eşya, daha çok sevgili, daha çok yükselme… Bunların bazıları gerçekten mutluluk getirebilecek etkenler olmasına karşın anlam yoksunluğu denklemin bozulmasına yol açıyor.

Mutluluğu sürekli haz almaya çalışma ya da ihtiyaçların sürekli tatmin edilmesi olarak gördüğümüz zaman, bu ihtiyaçları karşıladığımızda, kendimizi sürekli bir “peşinde koşma” zorunluluğu içinde buluyoruz.

Üstelik bizi neyin mutlu edeceği ya da üzeceği ile ilgili düşüncelerimiz de oldukça zayıf. İddia edildiği gibi para her koşulda mutluluk getirmiyor. Bilin istedim.

Muhyiddin Er Yıldız

ads
Araç çubuğuna atla
[responsivevoice_button voice="Turkish Female"]